skip to Main Content
32 Sonbahar Depresyonu

SONBAHAR DEPRESYONU (32)

SONBAHAR DEPRESYONU

Sonbahar denince aklımıza gelen ilk şey “hüzün” oluyor. Doğanın tazelendiği, tatillerin yapıldığı, açık havada uzun saatler geçirilen güneşli günlerin ardından sonbaharın gelmesiyle birlikte gündüzler kısalmaya, hava sıcaklığı düşmeye ve yapraklar dökülmeye başlıyor. Doğadaki bu değişim de bizleri etkiliyor ve mevsimsel depresyona adeta davetiye çıkarıyor. Şöyle ki, iç dünyamız da bazen dış dünyaya uyar ve tıpkı onun gibi bu hüzün mevsiminin etkilerini yaşar. Sonbaharın gelişiyle birlikte birçok kişide hüzün artar ve enerji kaybı olur. Bazen insan yataktan bile kalkmak istemez ve aslında yaşamla mücadele gücü azalır.

Özellikle mevsimsel depresyonun görülme sıklığı sonbaharla başlayıp kış sonuna kadar en yüksek oranlara ulaşır. Yağışlı ve bulutlu hava şartları nedeniyle güneş ışığının eksikliği beyinde mutluluk hormonunun azalmasına sebep olur.

Vücudun biyolojik ritmini ayarlayan melatonin hormonu güneş ışınları azaldığında, geceler uzun gündüzler kısa olduğunda daha çok salgılanır. Gün ışığı azaldıkça beyinde yüksek miktarda üretilmeye başlayan melatonin hormonu insan vücudunda enerji düşüklüğü, yorgunluk ve isteksizliğe neden olur. Ayrıca beyindeki kimyasal maddelerden birisi olan serotonin (mutluluk) hormonu sonbaharda güneş ışınlarının azalması nedeniyle düşer ve bu durum da depresyona neden olabilir.

Sonbahar depresyonu sadece mevsimsel değişikliklerden kaynaklanmayabilir. Kişi daha önce depresyon yaşadıysa ya da genetik bir yatkınlığı varsa mevsimsel depresyon yaşama ihtimali artar. Depresif duygu durumu, kaygı ve endişe genellikle kadınlarda erkeklere nazaran daha sık görülür. Bu nedenle sonbahar depresyonunun kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyebiliriz.

Sonbahar depresyonun belirtileri çoğunlukla uyku bozuklukları, iştahta artma ya da azalma, isteksizlik, yaşamdan zevk alamama, canlılıkta ve enerjide azalma, sinirlilik, huzursuzluk, umutsuzluk, iç sıkıntısı, ağlamalar, suçluluk düşünceleri olabilir.

Peki, sonbahar depresyonundan korunmak için neler yapabiliriz?

Egzersiz yapmak;

Düzenli yapılan egzersizin başta mikrobik hastalıklar olmak üzere birçok hastalığa yakalanmayı engelleyici faydası var. Eğer egzersize ayıracak zamanımız yoksa alışverişe yürüyerek gidebilir, asansör yerine merdiven kullanabiliriz. Üstelik dışarıda serin havada yapacağımız egzersiz, bize daha çok kalori yaktıracak ve soğuğa dayanıklılığımızı artıracaktır. Mevsimsel ısı farkına uyum sağlamak için haftada en az 3 gün dışarıda 30-40 dakika yürümeye çalışalım. Egzersiz ayrıca vücutta mutluluk hormonu ve ağrı kesici madde üretimi sağlayarak mevsimsel depresyon riskini de azaltır.

Doğru beslenmek;

Gün ışığının eksikliği vücutta ‘mutluluk hormonu’ üretimini düşürdüğü için daha çok karbonhidratlı yiyeceklere yöneliyoruz. Dolayısı ile daha çok tatlı, hamur işleri, makarna veya pilav yemeye başlıyoruz. Aslında kilo aldıran besinlerden uzak durup daha çok antioksidanlarla dolu, düşük yağlı mevsimsel gıdalar tüketmemiz gerekiyor. Kolay hastalanmamak için faydalı bakteri içeren (probiyotik) doğal yoğurt, sarımsak, soğan, sirke ev yapımı turşu, boza, kefir, şalgam, bol taze koyu yeşil, koyu kırmızı, mor renkli sebzeler, sarımsak, soğan ve C vitamini içeren narenciye tüketmeye çalışalım. Limon, zencefil, tarçın, doğal bal tüketimi bağışıklık sistemimizi de güçlendirecektir. Mikrobik hastalığa yakalandığımızda da yüksek oranda C vitamini içeren besinlerin yanında tavuk suyu çorba, tarhana, balık, et, sakatat, yoğurt kısacası protein ağırlıklı beslememiz iyileşmemizi hızlandıracaktır.

Doğru uyku uyumak;

Bağışıklık sistemimiz ortalama 7-8 saat kadar kesintisiz uykuya ihtiyaç duyuyor. Her gece mümkünse hep aynı saatte yatmaya çalışalım ve gece 11’den sonraya da kalmamaya özen gösterelim.

Sosyal yaşantımızı dengede tutmak;

Sosyal yaşamımızı keyifli hale getirelim. Hobiler edinelim arkadaşlarımıza vakit ayıralım. Sosyalleşmek sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır.

Sonbaharı yaşamak güzeldir aslında. Rengarenk dökülen yaprakları seyretmek, sokakta yürürken ateşte pişen kestane kokusunu almak, taze çekilmiş mis gibi kokan sıcacık bir filtre kahveyi yudumlamak, üşümüş bir şekilde iyi müzik çalan sıcacık bir kafeye girip tarçınlı bir salep içmek, evde camın önünde oturup yağmuru izlerken fırınınızdan yeni çıkmış sıcacık kurabiyeyi yemek, sevdiğinizle o puslu havada evde film izlemektir aslında sonbahar.. Sonbahar mevsimlerin en samimisidir aslında..

Her ne kadar kendin ile baş başa kalmanın, yalnızlığın, hüznün mevsimi de olsa sonbahar, orada bulacağınız aşk aşkların en romantiği olacaktır, çünkü en romantik mevsimdir sonbahar. Rengarenk sokaklarda el ele yürüdüğünüz mevsimdir. Keyfini sürebildiğiniz bir hüzündür sonbahar. Hüznün içinde keyfi bulanların mevsimidir sonbahar. O zaman haydi sonbaharı yaşamaya…

Haftaya buluşmak üzere.. romantizmin tavan yapacağı bir sonbahar olsun herkes için.. sevgiyle kalın..

05.10.2018 (32)

Şira Yıldız Asan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Ticari Hayat Gazetesine ve Şira Yıldız Asan’a aittir. Kaynak gösterilirse veya habere aktif link verilirse köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kullanılabilinir.

 

http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1691

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir