skip to Main Content
33 Hayatınızı Sadeleştirin

HAYATINIZI SADELEŞTİRİN (33)

HAYATINIZI SADELEŞTİRİN

Platon demişti ki: “Önünüzü görmek istiyorsanız günlük hayatın akışını sadeleştirin.” Yüzyıllar sonra onun lafına geliyoruz.

Yaşamlarımız gittikçe hızlanıyor. Cep telefonlarımız, metrolarımız, yollarımız, uçaklarımız, tabletlerimiz, elektrikli ev aletlerimiz, e-kitaplarımız kısaca hayatımızı kolaylaştıracak her şeyimiz var ancak olmuyor. İşe yetişmek için daha erken kalkıyoruz, işten daha geç çıkıyoruz. Ödememiz gereken borçlarımız, kredilerimiz bitmiyor, bitse de bir şekilde yine borçlanıyoruz. Kendimize, sevdiklerimize çok daha az zaman ayırabiliyoruz. Kahveyi yürürken içiyoruz, yemekleri ayaküstü hızlıca yiyoruz. Hep yetişmemiz gereken bir yer, hep kaçırdığımız bir şeyler var hayatta. Sevdiklerimize yeterince vakit ayıramıyoruz, hatta çoğu zaman kendimize bile yeterince vakit kalmıyor.

Dolayısı ile hayatımızı basitleştirmek her zaman sandığımız kadar kolay olmayabiliyor, çünkü herkesin “sade bir hayat” ‘tan anladığı farklı oluyor.

Aslında yapmamız gereken tüketim çılgınlığına karşılık sade ve basit bir yaşam sürmek. Birçok ülkede “sade yaşam” yükselen bir trend haline geldi son yıllarda ve sade yaşamı destekleyen birçok örgüt ve eko-köy kuruldu. 3-4 haftalık sade yaşam kursları veren bu eko-köylere dünyanın her yerinden binlerce insan katılıyor her yıl.

Sade yaşamak omuzlarımızdaki yükü üzerimizden atmak demek, daha hafif daha temiz bir hayat demek, dikkatimizi dağıtan ayrıntılardan kurtulup hayatla baş başa kalmak demek. Sade yaşamak teknolojiden uzak bir hayat sürmek veya ilkel yaşamak değildir. Tam tersi sadelik insanı ilkelliğe değil ileriye götürmelidir ve bizi gerçekten yapmak istediğimiz şeyleri yapmaya itmelidir.

Fakir insanlar az tükettiği için sade bir hayat sürüyor gibi görünebilir. Fakat bahsettiğim sadelik gönüllü olarak seçilen bir yaşam biçimi. Parasız olduğunuz için iki ayakkabınızın olması sade yaşadığınız anlamına gelmiyor. Daha az tüketip daha sade bir hayatı yaşamayı özellikle istemeliyiz. Paramız olsa da olmasa da.

Peki, hayatımızı nasıl sadeleştirebiliriz? Aslında basit yaşamın kurallarını uygulamak çok da zor değil;

İhtiyacınız olmayan şeyler satın almayı bırakın.

Kullanmadığınız ve işe yaramayan eşyalarınızdan kurtulun. Evinizde az kullandığınız her şeyi (kıyafet kitap mobilya alet edevat) ihtiyacı olan birine verin. Eviniz kalabalık olmasın.

Başkalarının hayatınızı size dikte etmesine izin vermeyin.

Televizyonu kapatın. Eğer hayatınızı sadeleştirmek istiyorsanız, televizyon izlemeye bir son verin. Zamanınızı daha yaratıcı ve üretken olarak geçirebilir, daha berrak bir zihne kavuşabilirsiniz.

Etrafınızı pozitif insanlarla çevreleyin. Her ortamda kadın erkek eşitliğinin sağlanmasına katkınız olsun.

Doğada daha fazla vakit geçirin. Bahçıvanlığın tesisatçılığın marangozluğun terziliğin en basit özelliklerini öğrenin.

Gerçekten keyif aldığınız şeylerle vakit geçirmeye çalışın. Yaptığınız her şeyi tutkulu yapın ya da sadece tutku ve şevk duyduğunuz şeyleri yapın. Zihniniz için yeni şeyler öğrenin küçük kurslara katılın.

Vücudunuzu ve psikolojinizi sağlıklı tutun. Bedeniniz için koşun veya bisiklete binin. Ruhunuz için ilişkilerinizde oyunsuz yalansız ve dolaysız olun.

Yaşadığınız ana odaklanın ve her bir anı deneyimleyin. Sessiz iletişim yöntemlerini kullanın, sarılmak gülümsemek gibi.

Arkadaşınız, eşiniz ve çocuğunuzla daha çok vakit geçirin. Onlarla yürüyüşe çıkın, beraber yemek yiyin, şarkı söyleyin ya da birilerine yardım edin.

Daha az kıyafet alın. Aldığınız kıyafetlerin modaya uygunluğuna değil fonksiyonel olmasına dikkat edin. Gereksiz kozmetik ve mücevher almayın.

Mümkünse işinize yakın bir yerde oturun. Değilse ulaşım için birkaç iş arkadaşınızla aynı arabayı kullanın ya da toplu taşıma araçlarına binin.

Daha yavaş ve basit yaşamak aslında bizim elimizde eğer istersek. Hızlı yaşamaktan ve tüketim çılgınlığından kendimizi biraz çekmemiz gerekiyor. Daha çok tüketmek itibar kaynağı, güç gösterisi olmamalı.

Türkiye çok ciddi bir krizin içinde ve piyasayı çok iyi bilenler “bunlar daha iyi günlerimiz” diyor.

Böyle dönemlerde sade yaşama dönmek gerekli. Hayat, sade yaşamı ve dayanışmayı gerektiriyor artık.

Kapitalistler, sade yaşam önerilerine karşı çıkacaklar, daha fazla mal satmak için akla gelmedik yöntemlere başvuracaklar. Bunlara kanmamamız gerekiyor.

Özetle sevdiklerimizle, arkadaşlarımızla daha çok vakit geçirmeye zaman ayırmak, yerel ürünler tüketmek, küçük esnafa destek olmak, sokaklarımıza, köylülerimize, çiftçilerimize sahip çıkmak, daha çok doğaya dönmek, eşyalarımız bozulunca atmak yerine tamir etmek; kısacası hayat tarzımızı isteyerek değiştirmemiz gerekiyor. Hayatın ve zamanın tadını çıkarmanın her şeyden çok daha değerli olduğunu anladığımız an yaşamın anahtarını da bulmuş oluyoruz..

Pierre Loti’nin de dediği gibi “Kimse sadelikten ölmez”.. Mutlu sadelikle dolu bir haftasonu diliyorum..

12.10.2018 (33)

Şira Yıldız Asan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Ticari Hayat Gazetesine ve Şira Yıldız Asan’a aittir. Kaynak gösterilirse veya habere aktif link verilirse köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kullanılabilinir.

http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/HAYATINIZI-SADELESTIRIN/1704

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir