skip to Main Content
6 çıkar Ilişkileri

ÇIKAR İLİŞKİLERİ (6)

ÇIKAR İLİŞKİLERİ

Her nesil emin ki şu cümleleri kurdu ve kuracak “çocukluğumuzda her şey ne kadar güzeldi, ne kadar farklıydı, şimdi çok değişti, eskiden dostluk vardı, bizim zamanımızda ne güzeldi arkadaşlıklar, evlilikler bir ömür sürerdi, mahallemizde ki komşuluk bir başkaydı, herkes yardıma koşardı, paylaşırdık her şeyimizi..”. Peki her nesil bir sonraki nesile bunları anlatıyorsa değişen ne? Değişen şey insanoğlunun zamanla gelişen dünyada gittikçe daha da duyarsızlaşması ve bencilleşmesi oldu.

Çıkar ilişkileri her yüzyılda vardı ve olacaktır da. Yeni yüzyılın temel sorunu ise ilişkilerin, sevgilerin, dostlukların, arkadaşlıkların artık sadece menfaat üzerine kuruluyor olması. Ne kadar üzücüdür ki artık herkes gerçek arkadaşlık, dostluk ve ilişki peşinde. Aslında insanı ayakta tutan en önemli özellik sağlam bir kişiliktir. Hırsların ve ihtirasların başladığı yerde ise insanı duygular sona erer. Çıkar üzerine kurulu ilişkilerin insana kazandırdığı hiç bir güzellik yoktur.

Beklentilerini çıkar ilişkileriyle oluşturan insanlar yalancı ve düzenbaz olurlar. Kişilik sahibi olduklarından söz edilemez. Yaşamın içerisinde anlamsız ve faydasız yaşarlar; onlar için kalite, seçicilik, onur sıradan ve çoğu zaman gereksiz kavramlardır. Hatta bunlar, amaç ve gayeleri için açık bir tehdittir ve yok edilmesi gerekir. Önünde engel oluşturabilecek her şeyin yok edilmesi de mubahtır.

Menfaat üzerine şekillenmiş ilişkilerde de dostluktan bahsedemeyiz. Menfaatin bittiği yerde arkadaşlıkta biter. Dostluklar insana hayat verir, can verir, kişiyi adil ve insancıl kılar. Unutmamak gerekir ki herkes yaşattığını, yaşamadan da bu dünyadan gitmez.

Dostluğun ve ilişkilerin sahtelikten beslendiği yerde insanlıktan ve onurdan söz edilebilir miyiz? Tabi ki hayır, aynen Cervantes’in dediği gibi “Onur ve çıkar aynı yatakta yatamazlar”.

Günümüzde birçok insanı ayıran ama bir o kadar da birleştiren sebeplerden biridir “menfaat” aslında. Kendi hayatımızı örnek alırsak; bizi kendi menfaati için kullandığını düşündüğümüz ve görüşmeme kararı aldığımız komşumuz, akrabamız, arkadaşımız, sevgilimiz olmadı mı? Peki, sonunda kazanan taraf kim oluyor, kullanan mı kullanılan mı? Kendi menfaati için başkalarını kullanan taraf her zaman kazanan taraf gibi gözüküyor değil mi?

Bana göre gerçekte pek de öyle olmuyor. Çıkarlarını koruyan kişiler kendilerini akıllı ve kurnaz zannederken aslında farkında olmadan kullandıklarını kişiye fayda sağlıyorlar. Şaşırmayın çünkü “her şeyi gören Rabbim” bu iyi niyeti karşılıksız bırakmıyor. Aksine, ona öyle güzel kapılar açıyor ki, kişi bunun neden ve nasıl olduğunu bile anlamıyor. Hangi iyilik karşılıksız kalmış ki… İnanın kalmıyor.

Siz her daim iyi niyetinizi koruyun ve merhamet en yakın arkadaşınız olsun. Çünkü çıkarcı kendi çıkarını düşünürken, siz aslında kendi kaderinize yön vermiş oluyorsunuz. Aynen bu anonim sözdeki gibi “Menfaat bir bal çanağı, insanlar da sinektir, kenarından yetinmeyip ortasına dalanlar, çırpına çırpına boğulurlar”.

Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir. İyilik, sebep ve sonuç çizgisinin dışındadır. Mutluluğu ihtiraslar da değil yüreğinizde arayın. Huzur, mutluluk, iyilik kişinin kendi içindedir. Plautus’un  “İnsanlar öyledir! Bir şey beklemedikleri kimseleri pek tanımazlar” söyleminden çıkarak, biz gene de tanıyalım ve iyi kalpli olmayı tercih edelim..

30.03.2018

ŞİRA YILDIZ ASAN

http://m.ticarihayat.com.tr/yazar/CIKAR-ILISKILERI/1315

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Ticari Hayat Gazetesine ve Şira Yıldız Asan’a aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilirse köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kullanılabilinir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir