skip to Main Content
IMG E7634

BUNLAR GÜZEL HAREKETLER.. (56)

56_29.03.2019

BUNLAR GÜZEL HAREKETLER..

Bu hafta sonu seçimler var ve bilmemek elde değil tabi ki bu reklam ve gürültü şenliğinde. Her köşeden binlerce vaatler ve sözler havada uçuşuyor. Benim konum politika olmadığı için toplum içindeki kişilerin vaatleri ve sözleri aslında beni daha çok ilgilendiriyor ve aynı zamanda da şaşkına çeviriyor. Bazen diyorum ki ben mi garip düşünüyorum acaba? Sadece ben mi bu kadar dürüstüm ve sözümün eriyim? Bu devirde ben mi yanlışım? Yahut tüm devirler böyleydi de, ben zaten hiçbirine uyamazmışım. İşim gereği olabilir, son yıllarda çevreyi çok daha fazla gözlemliyorum ve hatta bazen daha önce aslında hiç gözlemlememişim diyorum kendi kendime iş koşuşturmasından. Etrafımı analiz ettikçe üzülüyor ve gördüğüm birçok şeyin yenidünyanın değişimi ile birlikte daha fazla yok olduğuna şahit oluyorum buda beni hassaslaştırıyor bir insan olarak.

Adı üzerinde politika, bir yarış alanı. Tabi ki vaatler, sözler, iknalar, allamalar pullamalar olacak. Peki, kişisel olarak neden bunu yapma ihtiyacı duyuyoruz özel ve iş hayatımızda? Kazancımız ne olabilir ki yerine getirmeyeceğimiz sözleri vermenin veya saygısızca davranmanın? Olsa olsa biraz zaman kazanırız, anlık hoş görünürüz, karşı tarafı idare ettiğimizi düşünürüz fakat en önemlisi zamanla karşı tarafın güvenini zedeleriz uzun vadede de tamamıyla kaybederiz.

O kadar güzel hareketler var ki bizde, bunları sınırlandırmak içime sinmez.. bakın seçimler beni benden aldı konu nerelere kadar geldi.. Geçenlerde usta var bizim evde ve daha en az iki saat işi var bizde, bu arada diğer müşterisi arıyor ve benim yanımda “abi şimdi yola çıkıyorum yarım saate ordayım” diyor. Yaşananları anlatmakla bitmez gerçi, bazen bizim buradaki meşhur sebze meyve pazarına giderim taze meyve ve sebze için, pazarcı hep en taze en tatlı meyveler bende diyor. Güvenip alırsınız eve bir gelirsiniz arada çürükler ve üstüne birde eksik tartmış. Daha önceleri sebze aldığım bir tezgâh vardı hatta Cuma günleri bazen öğle arası namaz saatine denk geldiğim olurdu adam koşa koşa camiye gider, döndüğünde ise domatesleri arka tarafa koyduğu terazide eksik tartmaya hiç çekinmezdi.

Özel ve iş hayatımızda da havada kalan sözleri ve vaatleri çok duyuyoruz değil mi? Yarın sana uğrayacağım, dosya yarın hazır masanda bil, tanıdığım müdürlere konuşacağım işini çözecek, bizim akraba orada başkan senin işine yardımcı olacak, verdiğiniz afiş yarın baskıdan çıkıyor, kargoya verdik yolda, hafta sonu bu programı oldu bil, saat ikide sendeyim, aradım konuştum merak etme, bizim çocuklar halledecek, çok iyi tamir ettik merak etmeyin bir daha olmaz, etimiz taze efendim, pasta daha bugün çıktı, bizim hekimlerimiz işlerinde uzmandır, evin tadilatını on günde bitiririz, paranı haftaya vereceğim, bu koltuğun süngeri en az on yıl aşınmaz, öyle bir pişireceğiz ki çiğnemeden yutacaksınız, haftaya bu sözleşme için size geri döneceğiz, bahçenizi bir haftada cennet gibi yapacağız, bu akşam sana geri dönerim, kötü günde iyi günde seninle olacağım, seni asla aldatmam,..

Dinimizin ortaya koyduğu önemli  ahlaki kurallardan birisi de verdiğimiz sözde durmaktır. Nedense günümüzde verilen sözler çok çabuk unutuluyor veya önemsenmiyor. Oysa büyüklerimiz “söz senettir” demişlerdir. Eskiden verilen sözler unutulmazmış. Şimdi ise verilen sözlerin havada kaldığı, imzalanan senet ve çeklerin boş bir kâğıda dönüştüğü, kul hakkının hiçe sayıldığı ve korkulmadığı ve nice insanların mağdur edildiği bir dönemden geçiyoruz. Hele devlet tarafından millete verilen sözler yerine getirilmediğinde, mahşer günü hesabının verilemeyeceğinin yok farz edildiği bir zamana şahit oluyoruz. Böyle bir zamanda, doğru İslâmiyet’i yaşayan samimî ve doğru Müslümanlara çok ihtiyacımız var. Yüce Allah bizlerden yerine getireceğimiz sözü vermemizi istemektedir.

“ Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap  gerektiren bir iştir.”

Verdiğimiz sözleri tutmak kendimize duyduğumuz saygımızı ifade eder; doğru, dürüst ve güvenilir olduğumuzu gösterir. Kişi verdiği sözü tutmuyorsa ilk başta kendisine saygı duymuyor, kendisi hakkında yalan şahitlikte bulunuyor ve dürüst olduğuna kendisi dahi inanmıyor demektir. Böyle bir kimsenin başkalarının kendisine inanmasını ve saygı duymasını beklemesi nasıl mümkün olabilir? Ayrıca söz verdiğimizde karşımızdaki insanı bir beklenti içine sokmuş oluruz. Yerine getirilmeyen sözler karşımızdaki insanın ümitlerinin yıkılmasına sebep olur. Özellikle sözünde ciddi olmayanlara verdikleri sözleri  hatırlattığımızda illaki kıvıracak bir cevap bulurlar. Böylece verdikleri sözleri küçümsediklerini ve önemsemediklerini gösterirler. Verilen sözden dönmek, insanlar arasında çok kötü bir ahlâk çöküntüsüdür.

De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür…”(İsra,84)

İyi insan ölçüsü, insanın Allah’la münasebetlerinden çok, insanlarla münasebetleri noktasında belirginleşir. İnsan haklarını bir biçimde ihlal edenler Kuran’ın mensubu ve mümini olamazlar. Eğer adalet duygusundan, hak ve hukuktan nasibini almış, hukukun egemen olduğu adil bir ülkede yaşıyor olsaydık bu güzel hareketler dediğimiz durumlar olmazdı. Eğer vicdan sahibi insanların çoğunlukta olduğu, cehaletin prim yapmadığı, toplumsal ahlaksızlığa duyarlı ve bilinçli insanların yaşadığı bir ülke olsaydık bunlar da olmazdı.

Sevgili Peygamberimiz de (sav) bu konu ile ilgili olarak şöyle buyuruyor:” Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.”

Bu yüzden sözünün eri olmayandan, fesatlardan, kıskançlardan, kendi egosunu besleyenlerden, takdir etmesini bilmeyenlerden, sizin mutluluğunuza öfkelenenlerden, küçümseyenlerden, bencillerden, çıkarcılardan, yüzsüzlerden, ikiyüzlülerden, sizinle aşık atmak isteyenlerden ve aşırı hırslı kişilerden uzak durmak gerek. Yaşamın bir anlamı olmalı, neden yaşadığımıza dair bir fikrimiz olmalı ve bunun için de iyi ve dürüst bir insan olmak tek gayemiz olmalı. Haftaya kadar sevgiyle kalın. İyi bir hafta sonu diliyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Ticari Hayat Gazetesine ve Şira Yıldız Asan’a aittir. Kaynak gösterilirse veya habere aktif link verilirse köşe yazısı/haberin tamamı/bir bölümü kullanılabilinir.

http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/BUNLAR-GUZEL-HAREKETLER/2076

This Post Has 3 Comments
  1. 👏👏👏kıymetli hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık güzel insan saygılarımla..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir