skip to Main Content
53186702 10218306911681663 7672420124627828736 N

BENDEN SÖYLEMESİ, KADIN OLMAK ZOR İŞTİR.. (53)

53_08.03.2019

BENDEN SÖYLEMESİ, KADIN OLMAK ZOR İŞTİR..

Ne şahanedir ki bugünkü yazım 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ne denk geldi. Bugünün öneminden dolayı bugünkü yazımı sadece kadınlara değil erkeklere de yazıyorum aynı zamanda. Şöyle bir geriye baktığımda hep savaşır gibi yaşamış olduğumuzu ve de aslında kadının en büyük düşmanının gene bir kadın olduğunu görüyorum. Her ne kadar kadınlara en büyük  desteği yine kadınlar veriyor olsa da, en büyük kötülüğü de yine kadınlar yapıyor maalesef. Birbirlerini yerden yere vuruyor, ayıplıyor, aşağılıyor, kıskanıyor, çekemiyor, kısacası hemcinsinin kötü olmasını istiyorlar.  Kendini yetersiz ve özgüvensiz hisseden, sürekli birileriyle kendini kıyaslayan kadınlar sizin başarınızı desteklemek yerine eleştirmeyi ve sizi aşağıya çekmeyi seçiyor. Öncelikle kadınların birbirini desteklemesi ve kendi bakış açılarını değiştirmesini ümit ediyorum. Biz kadınların yaşamında bu kadar zorluk ve eşitsizlik varken birde hemcinslerimizin bize yaptıkları ile uğraşmak hayatımızı iyice zorlaştırıyor çünkü. Yani sorun sadece erkeklerin egemen olduğu bir dünyada yaşamamız değil aynı zamanda kendi haklarımızı savunacak yeterince birlikteliğimizin de olmaması.

Aslında çocukluğumuzdan beri beynimize işlenen bir takım kavramlar var biz kadınların; ayıptır yapma, geç eve gelme, açık giyinme, hanım ol, evinin kadını ol, anne ol, kocanı idare et, hakkında dedikodu çıkartma, erkeklerle fazla gezme, erkeklere güvenme, ciddi ol, onu yapma, bunu yapma, şunu yapma, yeri geldiğinde sus.. Aslında yok sayılarak büyütülme ve kendin olamama. Kadınlar bu hayata küçümsenmek, hor görülmek, tacize uğramak, tecavüze uğramak, şiddet görmek, sömürülmek, çalışmamak, okumamak, evin hizmetçisi olmak, töre cinayetlerine kurban gitmek, çocuk gelin olmak, satılmak, önemsenmemek için gelmedi. Şöyle bir baktığımızda aslında kadınların toplumda, yaşamın her alanında yaşadıkları her şey atasözleri ve deyimlere de olduğu gibi yansıyor. Atasözleri ve deyimler toplumun geniş bir kesimine mal olmuş düşünce, anlayış ve değer yargılarının aynasıdır çünkü. Kadınlar tüm dünyada eril toplumun yapısı gereği erkeklerle eşit görülmeyen; onun da ötesinde kimi zaman horlanan, ezilen, baskı altında tutulan, değer verilmeyen diğer yarısını oluşturuyor. Tüm dünyadaki atasözleri de bunu kanıtlıyor gibi..

“Kadının yönettiği evde şeytan uşaklık yapar.”, “Saçı uzun aklı kısa.“ Alman atasözleri..

“Kendini şirret kadından koru, iyi olanına hiç güvenme.” İtalyan atasözü..

“Evliliğinin iyi yürümesini istiyorsan evlendiğin gece karını döv.” Japon atasözü..

Kadın erkek eşitsizliğini sadece bizim ülkemizde değil, tüm dünyada her alanda görmek mümkün. Aynı mevkide çalışan bir erkekten daha az maaş alırız mesela. Eğer bir terfi söz konusu ise ve diğer aday erkekse yüksek ihtimalle onun pozisyonu yükseltilir. Erkek yüz kişi ile olur elinin kiri olur hatta övünç kaynağı yapılır, kadın ise kötü kadın damgasını yer. Erkek aldatır hoş görülür, kadın aldatır aşağılanır. Erkek 50 yaşında 30luk bir bayan ister bu normal karşılanır, kadın kendinden yaşça küçük biriyle evlendiğinde ise nerdeyse tüm dünya bunu konuşur. Hiçbir erkek otururken karşısındakine nasıl göründüğünü düşünerek oturmaz özellikle bizim toplumumuzda, hiçbir erkek dışarı çıkmak için bin bir türlü bahane uydurmak zorunda kalmaz ve hiçbir erkek ilişkiye girdi veya sevgilisi oldu hatta eve geç geldi diye sorun yaşamaz.

Kadın olmak zordur erkek egemen toplumda. Sorumluluğu çoktur, yükü ağırdır omuzlarımızda. Tüm işleri yapmakla mükellefizdir. Eş olmak, kocamıza hizmet etmek, mutfakta aşçı olmak, çocuklara bakmak, evin tüm düzeni korumak hasta olsak da, yorgun olsak da ve tüm bunların yanı sıra belki birde çalışan kadın olarak bütün hepsine aynı zamanda yetişebilmektir kadın olmak. Köylerde yaşayan kadınların işi daha da zordur, tüm bunların yanı sıra birde tarlada bahçede çalışır ve hayvanlara bakar. Kadın olmak; yer, zaman, yaş değişse de sorunlar farklılaşsa da hep bir mücadele demektir. Dünyada kadın olmak tüm güçlüklere rağmen, dimdik durarak yaşamaya çalışmaktır.

Geçtiğimiz günlerde basında fazlasıyla yer alan eski oyuncu Mehmet Akif Alakurt’un sosyal medya hesabından yazdığı satırlarla Türk kadınını aşağılaması son derece çirkin ve üzücüydü. Kişisel yaşadıklarını genelleyerek bunu tüm Türk kadınlarına mal etmesi de, ülkemizdeki bazı erkeklerin başka türlü zorbalığının göstergesiydi. İnstagramdaki paylaşımı; “Türk kadını nedir? Çıkarlarını elde edene kadar mükemmel kadını oynayan, her fikrini onaylayan ve ben de öyle düşünüyorum diyen. Zaman geçtiğinde aynı fikirde olduğunu iddia ettiği düşüncelerle alakası olmadığı için esas olan çirkin yüzünü gösteren kadına Türk kadını denir. (Yolun başında olanlar kulağınıza küpe edin)” cümleleriydi.

Kadın her yerde kadındır, erkek de her yerde erkektir bana göre. Bunu “Türk kadını” başlığı altında yazmak acizlikten başka bir şey değildir. Kaldı ki “Türk kadını” son derece vefakâr, cefakâr, duygusal, anaç, paylaşımcı, idare edici ve sevgi doludur. Bizim ülkemizde konuşulması gereken asıl konu, erkeklerin kadına bakış açısı olmalıdır. Siz bir kadına değer verirseniz, ona doğru bir bakış açısıyla yaklaşırsanız, sınıflandırmazsanız, küçümsemezseniz, kıymet verirseniz emin olun Türk kadını sizi sever, sever, sever… Eğer siz beyler bir kadına olması gereken değeri vermeyi bilirseniz, o kadın da sizin dünyanızı güzelleştirir ve değiştirir eğer isterse.. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, kadına verdiği değeri tüm Avrupa ülkelerinden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını vererek göstermiştir zaten.

Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır
acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan
karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü.

Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların
göllerde ışıyan seher vakitleri gibi.

Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların,
görelim görmeyelim karşımızda dururlar
gerçeğimize en yakın ve en uzak.

Nazım Hikmet Ran

Kadınlar için daha bir güzel dünya diliyorum, haftaya kadar sevgiyle.. #iyiliktenyanaol

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Ticari Hayat Gazetesine ve Şira Yıldız Asan’a aittir. Kaynak gösterilirse veya habere aktif link verilirse köşe yazısı/haberin tamamı/bir bölümü kullanılabilinir.

 

http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/BENDEN-SOYLEMESI-KADIN-OLMAK-ZOR-ISTIR/2027

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir